iPhone 17 Pro Neden Alüminyum Çerçevelere Sahip ve Bu Kötü mü?

Alüminyum, bir zamanlar altından daha değerli bir metaldi. Öyle ki Fransa Kralı III. Napolyon’un bir yemek davetinde en seçkin konuklarına alüminyum malzemeden yapılmış çatal bıçak takımlarını sunduğu, geri kalanların ise altın kap kacaklar ile yetinmek zorunda kaldığı söylenir. Washington Anıtı’nın tepesinde bu metal kullanılmıştır ve anıtın inşa edildiği dönemde bu metalin kullanılması, ülkenin endüstriyel gücünü simgelemiştir.
Alüminyum, günümüzde içecek kutularının üretiminden araba ve uçak üretimine kadar uzanan geniş bir uygulama alanına sahiptir ve bunun nedeni ilk bakışta bile anlaşılabilir çünkü hafiftir, dayanıklıdır, diğer metallere nazaran daha rahat işlenebilir ve doğada bol miktarda bulunduğu için ucuzdur.
Şimdilerde ise… Eh işte, Apple’ın kullanıcı topluluğu yeni iPhone 17 Pro ve iPhone 17 Pro Max modellerinde titanyum alaşımlı üst bant çerçeveden yekpare kasa alüminyum malzeme düzenine geçiş hakkında bazı eleştirilere sahip.
**
**
**
Bir süredir buralarda değildim ve şimdi 9 Eylül 2025 tarihinde düzenlenen Apple etkinliği sırasında tanıtılan iPhone 17 Pro serisi üzerine konuşmak üzere geri döndüm.
Apple, bu etkinlik sırasında uzun bir süredir sızıntılarına maruz kaldığımız iPhone 17, iPhone Air, iPhone 17 Pro ve iPhone 17 Pro Max modellerini resmi olarak tanıttı. 12 Eylül tarihinde ön siparişe sunulan modeller, 19 Eylül tarihinde raflarda yerini almış olacak.
Fark etmiş olabileceğiniz üzere serinin kendisinde bazı değişiklikler var: Artık elimizde baz iPhone modelinin Plus varyantı yok ve ayrıca ince ve hafif tasarıma odaklanan yeni bir Air modeli seri döngüsüne eklenmiş gibi görünüyor.
Sıklıkla karıştırılmasına karşın iPhone Air modelinin yalnızca bu şekilde adlandırıldığını, yani iPhone 17 Air olmadığını vurgulamak isterim. Bu ise modelin senelik güncellemelerle mi tanıtılacağını yoksa aralıkların (eskiden SE serisinde olduğu gibi) daha uzun mu olacağını düşünmemize neden olmakta.
Elbette şu anda burada serinin mevcut durumunu tartışmak için bulunmuyorum.
Bu makalede daha spesifik olarak iPhone 17 Pro ve iPhone 17 Pro Max modellerindeki malzeme değişikliğini ele alacağız çünkü bildiğiniz üzere bu modeller, Pro serisinde paslanmaz çelik ve ardından titanyum devrinden sonra alüminyum çerçevelere geçilen ilk Pro modeller.
(Baz iPhone 17 modeli hala alüminyum çerçeveler ile kutudan çıkarken iPhone Air ise titanyum çerçeveler ile tasarlandı.)

Apple’ın basın bülteninde yeni tasarım için “Fırçalanmış alüminyumdan yeni yekpare tasarımda havacılık ve uzay endüstrisi standartlarında, hafif, 7000 serisi alüminyum alaşımı kullanıldı. Bu sayede bir iPhone’da bugüne kadarki en iyi termal performansı sunuyor.” ifadeleri kullanıldı.
Ek olarak iPhone 17 Pro ve iPhone 17 Pro Max modellerine özgü yeni buhar haznesi için de “Yeni iç mimaride bulunan Apple tasarımı buhar haznesi, performansı ve ısı dağıtımını iyileştiriyor. Alüminyum kasaya lazer ile işlenmiş buhar haznesinin içine hapsedilen deiyonize su sayesinde ısı, A19 Pro çipten uzaklaştırılıyor. Böylece daha da yüksek performans seviyelerine ulaşılabiliyor. Isı, dövme alüminyum yekpare kasa içinde taşınıyor ve sistem içinde eşit bir şekilde dağıtılarak gücü ve yüzey ısısını yönetiyor. Bu sayede iPhone, inanılmaz bir performans sunarken hala rahatlıkla tutulabiliyor. Daha büyük bir pile alan yaratan yekpare tasarım, A19 Pro’nun verimliliği ve iOS 26’nın gelişmiş güç yönetimini bir araya getiren iPhone 17 Pro Max, bir iPhone’da şimdiye kadarki en iyi pil ömrüne sahip.” ifadelerine yer verilmiş durumda.

Bu bakımdan iPhone 17 Pro serisinin ısı ile başa çıkmak için dikkatli bir şekilde tasarlandığını görmek mümkün. Bununla birlikte, bazı kullanıcılar iPhone 17 Pro serisindeki alüminyum çerçeve geçişinin bir tür özellik düşürme olduğunu düşünmeden edemiyor ve bu konuda onları haksızlıkla suçlayamam.
Gelin, iPhone çerçeveleri ile ilgili bazı noktaları daha ayrıntılı bir şekilde ele alalım.
iPhone 14 Pro dahil olmak üzere daha eski iPhone Pro modellerinin çerçevelerinde paslanmaz çelik malzeme kullanılmıştı.
Paslanmaz çelik pek çok açıdan harika bir malzemedir çünkü korozyona karşı oldukça dayanıklıdır, cilalandığında hoş görünür ve en önemlisi, çok ama çok dayanıklıdır.
Çelik alaşımlarının önemli bir bölümünde ana sorun çoğunun ferromanyetik olması, yani cihazdan yayılan ve alınan dalgaları emerek sinyal gücünü azaltmalarıdır. Geriye östenitik ve yarı östenitik paslanmaz çelikler kalır. Bunlar, mutfağınızdaki bazı tencerelerde kullanılan paslanmaz çeliklerdir.
iPhone 14 Pro’da kullanılan AISI 316 sınıfı %50 uzanım ile 290 MPa akma dayanımına sahiptir ancak yoğunluğu 7,99 g/cc olduğundan akma dayanımı ile yoğunluk arasındaki oran 36 MPa*cc/g civarındadır. Gerinimle sertleştirildiğinde akma dayanımı %6 – %10 uzanım ile 1100 MPa’ya kadar çıkabilir.
Ancak paslanmaz çelik gerçekten ağır bir malzemedir ve ısı yönetimi konusunda pek başarılı değildir.
Apple, iPhone 15 Pro ve iPhone 16 Pro modellerinde (ve şimdi iPhone Air modelinde) bu sorun ile başa çıkmak için titanyum alaşımlı bir çerçeve çözümü geliştirmişti.
Titanyum, tam anlamı ile paslanmaz çeliğe karşı bir rakiptir ve daha hafif olması bakımından öne çıkar. Egzotik bir imajı vardır ve bu da onu pazarlama kampanyaları için biçilmiş kaftan kılar ancak işlenmesi daha zordur ve daha az serttir.
Apple’ın iPhone 15 Pro etkinliği sırasında titanyum bandın, termo mekanik bir süreç kullanarak geri dönüştürülmüş alüminyum alt aksamı kapladığını ve bu iki metalin katı hal difüzyonu yoluyla birleştirildiğini öğrenmiştik.
Yani titanyum ve alüminyum bir anlamda birbirine kaynaklanmış durumdadır ancak bu alışık olduğunuz türden bir kaynak değildir ve “termo” bölümünde malzemeler ısıtılırken “mekanik” bölümünde ısıtılan malzemeler sıkıştırılmaktadır.
Bu yöntem esasen en eski kaynak biçimidir ancak bu denli ince malzemelerle katı hal kaynaklama yapabilmek (özellikle de o dönem) yalnızca Apple gibi bir elin parmağını geçmeyecek sayıda şirketin üstesinden gelebileceği türden bir işti.
iPhone 15 Pro’daki alaşım ASTM tanımı ile Grade 5 Titanium olarak da bilinen Ti-6Al-4V alaşımıdır ve ana alaşım elementleri %90 titanyum, %6 alüminyum ve %4 vanadyumdur.
Titanyum, çekme mukavemeti ve gerilme açısından daha güçlüdür ancak paslanmaz çelikten daha kırılgandır çünkü paslanmaz çeliğin çatlamaktan ziyade bükülmesi ya da çökmesi daha olasıdır. Bir bakıma titanyum çatlamaya ve parçalanmaya eğilimli iken paslanmaz çelik bükülmeye eğilimlidir.
Bu arada, iPhone 15 Pro ve iPhone 15 Pro Max modellerinin çerçeve tasarımının tam anlamı ile Ti-6AI-4V alaşımından oluşmadığını da vurgulamak isterim. Bu alaşım, cihazın çerçevesinde sadece bir üst katmandır. Bu katmanın tüm çerçeveye oranı hakkında kesin bir oran iletemesem de çerçevenin 1/2 ila 1/4 oranındaki üst bölümünün Ti-6AI-4V ile kaplı olduğunu söyleyebilirim. Bunun altında ise alüminyum kullanılmaktadır.
Alüminyum, iPhone 17 Pro serisi tanıtılana kadarki süreçte baz iPhone modelleri için saklanan bir seçenekti.
Burada ortalığı karıştırmak istemiyorum çünkü alüminyum, söz konusu şey bir akıllı telefon çerçevesi olduğunda paslanmaz çelik kadar olmasa da hala yeterince güçlü ve üst segment bir malzemedir.
Muhtemelen şaşıracağınız bir şekilde alüminyum, çoğu zaman ağırlık birimi bazında aynı miktarda çelikten daha pahalıdır ancak alüminyumun 2,5 kat daha az yoğun olduğu unutulmamalıdır. Bu bakımdan teorik olarak bir ton alüminyum ile, bir ton çelikten 2,5 kat daha fazla bileşen üretilebilir.
Üstelik daha yumuşak bir malzeme olduğu için işlenmesi daha kolaydır, çok daha hafiftir ve ısı dağıtımında daha iyidir.
Alüminyum saf hali ile çok yumuşak bir malzeme olduğu için genellikle daha güçlü alaşımlar oluşturmak için diğer metaller ile karıştırılır.
Bu nedenle kullandığınız akıllı telefon alüminyum çerçeveye sahip olsa da esasında en az %85’inin alüminyum olduğu belirli bir metal karışımından oluşmaktadır.
Günümüzde farklı farklı kullanım amaçlarına hizmet eden 500’den fazla alüminyum alaşımı bulunmaktadır. Bu alaşımlar sıklıkla dört haneli bir sayı ile tanımlanır.
Örneğin mutfağınızda kullandığınız alüminyum folyo, saf alüminyuma yakın bir alaşım olan 1050 veya 1100 serisi alaşımdan yapılır.
330 ml’lik içecek kutularında kullanılan alaşım, alimünyum ve manganezden oluşan 3004 serisidir. Alüminyumun silikon ve magnezyum ile karıştırılması daha güçlü 6000 serisi alaşımı üretir ve daha da güçlü olan 7000 serisi alaşımda alüminyum ve çinko karışımı bulunur.
6000 ve 7000 serisi alaşımların her ikisi de yeterince güçlü olduklarından akıllı telefonların çerçevelerinde kullanılabilir ancak 7000 serisi daha güçlü olduğundan üst segment modellerde daha yaygındır.
Yüksek mekanik direnç için en iyi ticari alüminyum alaşımı T6 durumundaki 7075 sınıfıdır çünkü mükemmel mekanik özelliklere, korozyon direncine, işlenebilirliğe sahip ferromanyetik olmayan bir alüminyum, çinko, magnezyum ve bakır alaşımıdır.
T6 için %6’lık uzanıma ve 476 MPa (69 ksi) akma dayanımına sahiptir ve 2,79 g/cc yoğunluk ile akma dayanımı ile yoğunluk arasındaki oran 170 MPa*cc/g civarındadır.

Apple’ın iPhone 17 Pro ve iPhone 17 Pro Max modellerinde özel bir “havacılık ve uzay endüstrisi standartlarında, hafif, 7000 serisi alüminyum alaşımı” kullandığını öğrendik ancak bu alaşımın bileşenlerinin tam olarak neler olduğunu, en azından henüz, bilmiyoruz.
Yine de, az önce bahsettiğim üzere 7000 serisi alüminyum alaşım çoğu zaman dayanıklılık açısından oldukça yeterlidir.
Peki Apple, tam olarak neden titanyum yerine alüminyum tercihinde bulundu?
Öncelikle endüstriyel bir üründe malzeme seçiminde bulunmak genellikle bir aldı – verdi dengesi içerir.
Bu bağlamda bir akıllı telefon çerçevesini ele alalım:
Hangi malzemeleri kullanacağınıza karar verirken daha dayanıklı (yani daha yüksek mukavemete sahip), daha hafif (yani daha düşük yoğunluğa sahip), ısı dağıtımında daha başarılı ve hangi bütçe aralığına oynadığınıza bağlı olarak belki de daha ucuz olanı tercih etmek isteyeceksinizdir.
Çelik dayanıklıdır ancak ağırdır, ısı dağıtımında iyi değildir ve pahalıdır. Titanyum dayanıklı ve hafiftir ancak ısı dağıtımında yeterince iyi değildir, pahalıdır ve işlemesi zordur.
Alüminyum ise bir akıllı telefon çerçevesi için yeterince güçlü, işlenmesi kolay, hafif, ısı dağıtımında başarılı ve doğada bol miktarda bulunduğu için diğer metallerden daha ucuzdur.
Apple’ın bu sene dikkatini ısı yönetimine yönelttiğini biliyoruz. Bir akıllı telefonda ısının dağıldığı noktalardan biri de çerçevedir ve alüminyum bu seçenekler arasında en başarılı olanıdır. Yani bu geçişe dair ilk nokta ısı yönetimidir.
iPhone 17 Pro serisinin alüminyum çerçevelere geçişe rağmen bir önceki seriden daha ağır olduklarını biliyoruz ve alüminyum, titanyumdan daha hafif bir malzemedir. Yani alüminyum yerine titanyum çerçeve ile devam edilseydi iPhone 17 Pro serisi muhtemelen daha da ağır hale gelecekti. Yani bu geçişe dair ikinci nokta ağırlıktır.
Apple’ın bu sene Trump yönetiminin tarifelerinden ötürü örtülü bir zam yaptığını da biliyoruz.
iPhone 16 Pro modeli ABD’de 128 GB başlangıç varyantında $999 fiyat etiketi ile satışa sunulurken 256 GB depolama birimi için $1.099 ödemeniz gerekiyordu.
Ancak elbette tahmin edebileceğiniz üzere 128 GB’tan 256 GB’a geçiş için gerçek üretici maliyeti $100 değildi.
Şimdi, iPhone 17 Pro modeli için başlangıç varyantı 256 GB ile kutudan çıkıyor ve Apple, iPhone 16 Pro 256 GB ($1.099) ile iPhone 17 Pro 256 GB ($1.099) modellerinin fiyatlarının aynı olduğunu söylese de depolama tarafındaki kârının bir kısmını azaltarak örtülü bir zam modeli kurmuş oldu.
Örneğin iPhone 12 (64 GB) modeli $799 fiyat etiketi ile satışa sunulurken iPhone 13 modelinde baz varyant 64 GB yerine 128 GB olarak belirlenmiş ancak aynı başlangıç fiyatı ($799) korunmuştu.
Alüminyum aynı zamanda daha ucuz ve işlenmesi daha kolay bir malzeme olduğu için bu geçişe dair üçüncü nokta da maliyet olarak öne sürülebilir.
Üstelik yekpare entegre geometri muhtemelen yapısal dayanıklılığın artmasına yardımcı olacaktır.
Buradaki ilginç noktalardan bir diğeri ise iPhone Air modelinde titanyum çerçevelerin kullanılmaya devam edilmesi.
iPhone Air bugüne kadarki en ince iPhone. Denklemin öteki ucunda toplam hacmin küçülmesine bağlı olarak ısı ile baş edebilmek için daha sınırlı bir alana sahip olduğunuzu unutmayın. Üstelik iPhone Air, Pro serisindeki ile birebir aynı olmasa da temel A19 yerine A19 Pro ile güçlendirilen bir model.
Apple’ın iPhone Air modelinde alüminyum yerine titanyum kullanmaya devam etmesinin muhtemel iki nedeni (1) daha dayanıklı tasarım sağlama ve (2) yeni konumlandırma stratejisi olabilir.
iPhone Air, iPhone 17 Pro serisinin aksine yekpare kasa tasarımına sahip değil. Apple’ın yeni bir Bendgate skandalı ile karşı karşıya kalmak istemediğini tahmin edebilirsiniz. Özellikle de bir modeli “En ince iPhone” ve “En dayanıklı iPhone” olarak lanse ederken. Bu nedenle bileşenlerin ayrı ayrı dayanıklılık standartlarını karşılaması gerekli. Hafif bir akıllı telefon tasarlarken paslanmaz çelik kullanamazsınız ancak titanyum, benzer bir dayanıklılık sağlarken hafif kalmakta yeterince iyidir.
iPhone Air için olası dayanıklılık sorunu, (özellikle de uzunlamasına yönde uzanan) temel tek eksenli bükülmedir. Bu tür bir bükülme, basit bir kiriş benzetmesi ile, eğilme momenti tarafından kontrol edilir ve hem kuvvet hem de uzunluk bileşenleri hesaplamalarda rol oynar. Belirli mühendislik dallarında, maksimum eğilme momentini hesaplamak için moment diyagramı oluşturma öğretilir ve bu durumda kalıcı deformasyonu belirleyen tepe eğilme momenti hem yükün hem de uzunluğun doğrusal bir fonksiyonudur.
Elbette Apple’ın sahip olduğu seçkin mühendis ekibi maksimum bükülme momentine uygun bir iç yapı tasarımı sunmuş olacak ki, Apple, iPhone Air’i bugüne kadarki en dayanıklı iPhone olarak lanse etmekten çekinmedi.
Ek olarak, Apple’ın iPhone’lar için yeni bir konumlandırma stratejisi uyguladığı açıktır.
iPhone Pro ve iPhone Pro Max, yeni “Utility” modellerdir. Bir iPhone’un her yönünden yararlanmak isteyen, özellikle de içerik üreticiler için, tasarlanmışlardır. Bu seneki ısı yönetimi çalışmalarının da bu tür süreçlerde performansı korumak için özellikle ele alındığı etkinlik boyunca birkaç kez vurgulandı. Baz iPhone modelleri, geri kalan hemen herkese hitap eder. iPhone Air ise bir anlamda yeni “Premium” model olarak konumlanır. Yalnızca daha hafif ve ince değildir, aynı zamanda farklıdır.
Yine de iPhone Air’ın yüksek performans gerektiren işlemlerle nasıl başa çıkacağı önemli bir soru işaretidir. Ne yazık ki 19 Eylül tarihinden önce bunu açıkça göremeyeceğiz.



