Yeni Başlayanlar için SEO Eğitimi #1

Selamlar! Ben Berk Demirci.
2018 yılından bu yana aktif olarak çevrim içi yayıncılık sektöründe çalışıyorum. Bu birkaç senelik dönemde HardwarePlus, Webtekno, ShiftDelete.Net ve Tamindir gibi çevrim içi medya kuruluşlarında görev aldım.
Bu makalenin kaleme alındığı tarihte kripto para borsası Yuex’te ve çevrim içi seyahat acentesi Enucuzu’nda SEO Uzmanı olarak görev almaya devam ediyorum.
Bu makale, kapsamlı bir SEO Eğitimi serisinin ilk basamağı olacak.
SEO, gerçekten de kapsamlı ve karmaşık bir alan. Bu serinin daha ileri basamaklarında da ele alacağımız üzere üzerine uzmanlaşabileceğiniz (örn. On-Page SEO, Teknik SEO, Local SEO, Kurumsal SEO vb.) farklı farklı dallara sahip ve açıkçası uygulamanız gereken stratejiler yalnızca bu noktada değil, sektöre (örn. Habercilik, Finans, Sağlık, E-Ticaret vb.) ve mevcut rakiplere bağlı olarak bile önemli ölçüde değişiklik gösterebiliyor.
“Maalesef sitenizi Google’da otomatik olarak birinci sıraya yerleştirecek bir sır veremiyoruz. Hatta, önerilerimizden bazıları işletmeniz için geçerli bile olmayabilir. Ancak, en iyi uygulamaları kullanmanın, arama motorlarının (yalnızca Google’ın değil) içeriğinizi taramasını, dizine eklemesini ve anlamasını kolaylaştıracağını umuyoruz.”
Kaynak: Google; Arama Motoru Optimizasyonu (SEO) Başlangıç Kılavuzu
Ne yapmak istediğinize bağlı olarak birden fazla yetkinliği (örn. HTML, CSS, JavaScript, Python, WordPress Yönetimi, İçerik Yazımı vb.) aynı anda bulundurmanız gerekebiliyor ve bundan da önemlisi bazı deneyimler ancak deneme – yanılma ile elde edilebiliyor.
Bu ise tecrübe elde etmenin çaba, zaman ve maliyet gerektiren yönleri olduğu anlamına geliyor. Bununla birlikte organik görünürlüğü geliştirmenin de emek, zaman ve maliyet gerektiren yönleri var çünkü yeni bir sektöre girdiğinizde o sektörde halihazırda bulunan rakiplerinizi çok ufak birkaç değişiklik ile geride bırakmanız çoğu zaman mümkün olmuyor.
Bazılarının sık sık “SEO’nun artık ölü bir yatırım olduğunu” dillendirdiğini fark etmiş olabilirsiniz. Gerçekte, bu kişiler 10 yıl önce kullandıkları Google algoritmasını kandırmaya yönelik spam uygulamaların artık geçersiz olduğundan söz etmektedir. Kullanıcılar tarafından sağlanan organik bir arama var olduğu sürece SEO da (uygulanan stratejiler değişiklik gösterse bile) varlığını korumaya devam edecektir.
ChatGPT gibi yapay zeka tabanlı dil modelleri SEO’nun önünde önemli bir tehdit gibi görünse de ChatGPT’nin de kullanıcılar tarafından bilgi aramak üzerine kurulu bir kullanım amacına sahip olduğu unutulmamalıdır. Belki de ilerleyen dönemlerde SEO stratejileri ağırlıklı olarak bu dil modellerine yönelik stratejilerden oluşacak şekilde evrilebilir. Nitekim son dönemlerde Generative Engine Optimization (GEO) olarak bilinen yeni bir disiplin ortaya çıkmaya başlamıştır.
Kişisel olarak, bu tür dil modellerinin SEO’dan ziyade içerik sağlayarak para kazanan internet siteleri için bir tehdit olduğunu düşünüyorum. SEO, hala kurumsal şirketler, e-ticaret siteleri ve çok daha fazlası için geçerli bir uygulama alanı olarak hayatına devam edecektir.
Eğer halihazırda öğrendiklerinizi deneyebileceğiniz bir internet sitesine sahip değilseniz veya bu tür bir kurumda çalışmıyorsanız, en iyi yöntem kendinize bir odak alanı belirlemek ve bu konu ile ilgili bir internet sitesi oluşturmak olacaktır.
Hatta mümkünse farklı farklı sektörlerden birden fazla internet sitesi de oluşturabilirsiniz. Böylece bir uygulamanın belirli bir sektördeki bir internet sitesinde nasıl çalıştığını ve diğerlerinde de aynı sonuçları verip vermediğini görebilirsiniz.
Daha önce hiç internet sitesi kurmadınız mı? Harika! Çünkü bir internet sitesi kurarken karşınıza çıkacak sorunlar ve seçenekler bile SEO çalışmalarında işinize yarayabilecek deneyimler elde etmenize yardımcı olacak.
Örneğin daha en başında, karşınıza onlarca farklı barındırma hizmeti çıktığını göreceksiniz. Bunlar gerçekten de yalnızca fiyatlandırma, depolama, bellek ve işlemci açısından mı ayrışıyor? Yoksa dikkate almanız gereken başka şeyler de var mı? Bir CDN (Content Delivery Network) kullanmalı mısınız? Öyle ise hangisini neden kullanmalısınız? Hangi CMS (Content Management System) ile yolunuza devam edeceksiniz? Başlangıçta hangi alan adını ve alan adı uzantısını tercih edeceksiniz? Kurulumu tamamlamak için internet sitenizi ziyaret ettiğinizde neden “Bağlantınız Gizli Değil!” hatasını alıyorsunuz ve bu tam olarak ne anlama geliyor?
Sitenizin tasarımını nasıl yapmalı, hangi bileşenleri nereye yerleştirmelisiniz? İçerikleri sıralarken sayfalandırma mı, daha fazla yükle butonu mu yoksa sonsuz kaydırma biçimini mi kullanacaksınız? Bir içerik sayfasında tam olarak hangi bilgiler yer almalı? Siteniz biraz yavaş mı yükleniyor? O halde en aşağıdan en yukarıya kadar tam olarak nelere müdahale etmelisiniz? Sahi, bir şeylerin doğru olup olmadığını nasıl tarayacaksınız?
Burada tek tek listeleyebileceğim o kadar fazla madde var ki. Önemli olan nokta, bir internet sitesi kurmanın zaman içinde deneyimi pekiştiren en önemli unsur olduğunu düşünmem.
Ne yazık ki “en iyi uygulamaların” ne olduğunu anlamanız oldukça vakit alacak. Daha da kötüsü, bu sözde “en iyi uygulamalar” hem yeni algoritmalar doğrultusunda değişiklik gösterebilir (yani bir süre sonra artık kötü bir uygulama haline gelebilir) hem de bir sektör için iyi görünen bir uygulama başka bir sektör için felaketle sonuçlanabilir.
Aradan geçen bu uzun sürenin varlığına rağmen SEO’da muhtemelen hala bilmediğim çok fazla şeyin olduğunun farkındayım.
Bu SEO Eğitimi serisi de umduğunuzun aksine sizi birkaç saat içinde şahane bir “SEO Uzmanı” haline getirmeyecek.
Ancak bu konuda endişelenmeyin.
Çünkü birkaç senesini bu sektöre vermiş biri olarak Udemy gibi platformlar üzerinden alabileceğiniz çoğu kursun o kadar temel bilgilerle donatıldığını ve bir noktada o kadar eksik olduğunu görüyorum ki, buradan elde edeceğiniz bilgilerin ana mantığı anlamada size yardımcı olacağını umuyorum.
SEO’nun temellerini anlamak zor değildir ancak belirli noktalarda uzmanlaşmak (örn. Teknik SEO) zaman ve emek gerektirir.
Yine de en başından itibaren şunu anlamanızı istiyorum: SEO, muhtemelen sıklıkla duyduğunuzun veya duyacağınızın aksine çok sayıda anahtar kelimeyi belirli bir sıra ve yoğunluk ile yerleştirmek, ne olduğu belirsiz, alakasız ve esasen spam internet sitelerinden geri bağlantılar almak, çeşitli SEO eklentilerinde yeşil ışıklar yakmak ile ilgili değildir.
Bunlar önemsizdir demiyorum. Elbette belirli bir anahtar kelime grubunu hedeflediğinizde o anahtar kelimenin belirli bir yerde geçmesi gerekir çünkü arama motoru tarayıcısı da o sayfanın ne ile ilgili olduğunu gruplandırırken bu tür ipuçlarından yararlanacaktır.
Ancak uzun vadede başarı getirmesi beklenen bir SEO stratejisi hakkında bilmeniz gereken ana nokta şudur: Her şey, kullanıcılara iyi bir deneyim sunmak ile ilgilidir ve bu hangi açıdan bakarsanız bakın (yayınladığınız içeriklerin kalitesi ve ilgi çekiciliği, internet sitenizin performansı, dolaşılabilirlik, erişilebilirlik, taranabilirlik vb.) bu şekildedir.
O halde en temel konu ile başlayalım.
Google Nedir?
Arama Motoru, web aramalarını gerçekleştirmek için tasarlanmış olan bir yazılım sistemi olarak tanımlanabilir.
SEO bağlamında bir arama motorundan söz ederken genellikle Google hakkında konuştuğumuzu unutmayın. Yandex, Yahoo ve Bing gibi farklı ve alternatif arama motorları bulunsa da dijital pazarlama çalışmalarının önemli bir kısmı en büyük kullanıcı tabanına sahip olması bakımından Google üzerine odaklanır.
Ocak 2025 verilerine göre Google, masaüstü platformdaki arama motoru pazarının %79,32’sine sahiptir.
Kaynak: Market share of leading desktop search engines worldwide from January 2015 to March 2025
Burada önemli olan nokta, diğer pek çok kişinin aksine Bing, Yahoo ve Yandex gibi diğer arama motorlarını es geçmeyecek olmamızdır. Bu arama motorları kümülatif olarak hala %20 gibi önemli bir paya sahiptir ve bu değerin göz ardı edilmemesi gerekir.
Ancak çoğu arama motorunun belirli bir düzlemde ortak beklentilere ve gereksinimlere sahip olduklarını göz önünde bulundurursak Google odaklı çalışmaların diğer arama motorlarında da başarı getirmesi beklenebilir.
Yine de zaman zaman çeşitli farklılıklardan söz etmek mümkündür. Örneğin bazı arama motorlarının artık bir sıralama ve tarama faktörü olarak kabul etmediği kullanımlar başka bir arama motoru için hâlâ önemli olabilir.
Şimdilik bu ayrıntıları serinin daha sonraki başlıklarında ele almak üzere bir kenara bırakalım.
Google Arama, dizine eklenecek yeni sayfaları bulmak için interneti düzenli olarak keşfeden ve tarayan tam otomatik bir arama motorudur. Bu, Googlebot olarak da adlandırılan web tarayıcıları yazılımları ile mümkündür.
Google ismi kullanıcılar tarafından sıklıkla Google tarafından geliştirilmiş olan arama motorunu ima etmek için kullanılıyor olsa da doğru kullanım Google Search yani Google Arama olmalıdır çünkü Google ismi bir bütün olarak şirketi ve bu şirket tarafından sunulan hizmetleri temsil eder.
Geliştiriciler, ileride de açıklanacak olan çeşitli yöntemleri takip ederek internet sitelerini Google dizinine eklenmek üzere manuel olarak gönderebilirler. Yine de Google, bir internet sitesini manuel olarak gönderilmemiş olsa dâhi keşfetme ve tarama yeteneklerine sahiptir.
”Aslında arama sonuçlarımızda listelenen sayfaların büyük çoğunluğu, eklenmek üzere manuel olarak gönderilmiş siteler değil, web tarayıcılarımızın web’i tararken keşfedip otomatik olarak eklediği sitelerdir.”
Kaynak: Google; Google Arama’nın İşleyiş Şekliyle İlgili Ayrıntılı Kılavuz
Google’ın bu başarısının ardında yatan en temel sebep, o dönemin arama motorlarına nazaran çok daha tutarlı bir arama motoru deneyimi sunmasında yatmaktadır. Google, daha sonraki dönemlerde de diğer çeşitli atılımlarla birlikte bu deneyimi geliştirmeye devam etmiştir.
Bu bakımdan SEO ile ilgili çalışmaların birincil odak noktası da Google olmaktadır.

Arama ile ilgili ayrıntılara değinmeden önce Google’ın bir internet sitesini daha sık taramak veya organik arama sonuçlarında daha üst sırada göstermek için ödeme kabul etmediği unutulmamalıdır.
Tabii ki belirli bir anahtar kelime dizisi için ödeme yaparak internet sitenizin ücretli sonuçlar arasında yer almasını sağlayabilirsiniz ancak reklamlar için ödeme yapmayı kestiğiniz anda bu anahtar kelimelerdeki sıralamanızı kaybedersiniz ve bu kanaldan elde ettiğiniz trafik kesilir.
Buna karşın organik sonuçlardan elde ettiğiniz görüntüleme ve tıklama için herhangi bir ödeme yapmanız gerekmez.
(Tekrar vurgulamam gerekirse:) Tabii ki bu görünürlüğü geliştirmenin zaman, çaba ve maliyet gerektiren yönleri vardır ancak SEO çalışmalarını uzun vadeli bir yatırım olarak değerlendirmek daha doğru olacaktır.
Amerika Birleşik Devletleri’ndeki tüm sorgularda kullanıcıların yalnızca %2,8’i ücretli sonuçlara tıkladığı için SEO çalışmaları uzun vadede hem daha düşük maliyet hem de daha yüksek trafik ve dönüşüm elde etmenize yardımcı olur.
Yani organik sonuçlarda güçlü bir konum elde ettiğinizde artık reklam harcamalarını kıssanız dâhi trafik ve dönüşüm kazanmaya devam edebilirsiniz.
Yine de başarılı bir pazarlama çalışmasının ne yalnızca organik sonuçları ne de yalnızca ücretli sonuçları hedeflemediği bilinmelidir. Genellikle aynı anda her iki alana da yönelmek daha tutarlı bir yaklaşımdır.
Nitekim SEO çalışmalarının görünürlük etkileri genellikle uzun vadede sonuçlara yansıdığı için ücretli reklamlardan yararlanmadığınız sürece özellikle de ilk birkaç ayı trafik ve / veya dönüşüm olmadan geçirmeniz gerekebilir.

SERP Nedir?
SERP, Search Engine Results Page kelimelerinin kısaltmasından oluşur ve Arama Motoru Sonuç Sayfası anlamına gelir.
SERP, kısaca bir arama motorunun bir arama sorgusu için ürettiği yanıt sayfasıdır. Her arama motoru farklı SERP bileşenlerine sahip olabilir.
Günümüzün modern SERP’leri Knowledge Panel, People Also Ask, Video ve benzeri türden farklı özellikleri içinde barındırıyor olsa da hemen hepsi, ortak bir noktada iki farklı alandan oluşur:
- Ücretli Sonuçlar – Paid Result
- Organik Sonuçlar – Organic Result
İlki, belirli bir anahtar kelime dizisi için ödeme yaparak internet sitesinin ücretli sonuçlar arasında yer almasını isteyen reklamverenlerin yer aldığı bölümdür. Google, reklamların arama sorgusu ile alaka düzeyini hesaba katsa da yerleşimler esas olarak en yüksek teklifi verene göre düzenlenir.
Kullanıcılar, bu sonuçların üzerinde yer alan “Ücretli Sponsorlu Reklam” ibaresi sayesinde hangi sonuçların ödeme karşılığında listelendiğini tespit edebilirler.
İkincisi, mevcut sorgu ile ilgili olarak en iyi ve en alakalı sonuçların listelendiği bölümdür. Bu listeleme arama motoru algoritmasına bağlı olarak gerçekleşir. Bunu bir anlamda Kazanılan Sıralama olarak da değerlendirebilirsiniz. Dolayısıyla, SEO ile ilgili çalışmalar da ikinci bölümü kapsamaktadır.
Google Nasıl Çalışır?
- Tarama: Google, tarayıcı adı verilen otomatik programları kullanarak internette bulduğu sayfalardaki metin, resim ve videoları indirir.
- Dizine Ekleme: Google, sayfadaki metni, resimleri ve video dosyalarını analiz edip elde ettiği bilgileri büyük bir veri tabanı olan Google dizininde depolar.
- Arama Sonuçlarını Yayınlama: Bir kullanıcı Google’da arama yaptığında Google, kullanıcının sorgusuyla alakalı bilgileri döndürür.
Yukarıda kısaca incelenen bu sürecin teknik altyapısı sonraki başlıklarda ayrıca ele alınacaktır ancak süreç hakkında daha ayrıntılı bilgi edinmek isterseniz Google Arama’nın İşleyiş Şekliyle İlgili Ayrıntılı Kılavuz sayfasını inceleyebilirsiniz.
Google tarafından açıklandığı üzere Google’ın bir internet sitesini daha sık taramak veya daha üst sırada göstermek için ödeme kabul etmediğini unutmayın.
Bu tür iddialarda bulunan kişiler ya kötü niyetli ya da bilgisiz kişiler olarak tanımlanabilirler çünkü hiç kimse, yaptığı işlemlerin doğru olduğundan emin olsa dâhi en üst sıraları garanti edemez.
Google, internet siteniz Google Arama Yönergeleri ile uyumlu olsa da sayfanızın taranacağını, dizine ekleneceğini veya yayınlanacağını garanti etmediğini bildirir.
”Arama’nın işleyiş şekline dair ayrıntılara girmeden önce, Google’ın bir siteyi daha sık taramak veya daha üst sırada göstermek için ödeme kabul etmediğini unutmayın. Kim size bunun tersini söylerse yanılıyordur.
Sayfanız Google Arama Yönergeleri‘ne uygun olsa bile Google, sayfanızın taranacağını, dizine ekleneceğini veya yayınlanacağını garanti etmez.”
Kaynak: Google; Google Arama’nın İşleyiş Şekliyle İlgili Ayrıntılı Kılavuz
SEO hizmeti veren bazı kullanıcılar çeşitli yöntemleri kullanarak internet sitenizi üst sırada konumlandıracaklarını garanti ederler ancak genellikle bu yaklaşımla ilgili ayrıntı vermekten kaçınırlar.
Buradaki yaklaşım zaman zaman Black Hat olarak da adlandırılan algoritma manipülasyonunu içerebilir. Bunlar kısa vadede yarar getirdiği sanılan ancak uzun vadede büyük zararlar doğuran tekniklerdir.
Ayrıca bu uzmanların bir kısmı çeşitli sinyalleri kullanarak internet sitesini bir süre boyunca üst sıralara taşıyabilirler ancak örnek vakaların uzun süreli değerlendirmesi yapıldığında bu eğilimin geçici olduğu görülecektir.
Bu “uzmanların” bir kısmı ise sadece basitçe birer dolandırıcıdır.
Kullanıcı bir sorgu girdiği zaman, Google, dizinde eşleşen sayfa olup olmadığını anlamak için arama yapar ve kullanıcının sorgusuyla en alakalı olduğunu düşündüğü en yüksek kaliteye sahip sonuçları döndürür.
Bir sayfanın Google sıralamalarındaki konumunu belirleyen yüzlerce farklı faktör bulunduğu unutulmamalıdır. Bunların bir kısmı deneme – yanılma yöntemi ile keşfedilmiş ve bir kısmı da resmi olarak açıklanmıştır ancak sıralama faktörlerinin tamamınının bir listesine sahip olmadığımız bilinmelidir.
SEO odaklı çalışmaların birincil fikri kullanıcılara daha iyi bir deneyim sunmakla ilgilidir. Bu nedenle kullanıcıların arama niyetlerine bağlı olarak çeşitli faydalar sağlayacakları bir internet sitesi oluşturmalı ve tüm optimizasyonları kullanıcılara daha iyi bir deneyim sunma hedefi ile yapmalısınız. Nitekim bu kullanıcılardan birisi de diğer kullanıcıların internet sitenizi keşfetmesine yardımcı olan arama motoru yazılımlarıdır.
Çalışmalar hiçbir şekilde manipülasyona dayanmamalıdır çünkü bunlar uzun vadede yarardan çok zarar getiren uygulamalardır.
SEO Nedir?
SEO, bir internet sitesinin organik arama sonuçlarındaki görünürlüğünü artırmaya yönelik uygulamaları kapsayan teknikler bütünüdür.
SEO terimi Search Engine Optimization kelimelerinin kısaltmasından oluşur ve Arama Motoru Optimizasyonu anlamına gelir.
Kullanıcılar, arama motoru üzerinden herhangi bir sorgu aradıklarında genellikle karşılarına çıkan ilk birkaç sonuçtan birisine tıklama eğilimi gösterirler.
Örneğin aşağıdaki infografikte sağlanan verilere göre tüm aramaların yarısından fazlası (%54,4) ilk üç sıradaki internet siteleri tarafından alınmaktadır.

Bu ise daha geride kalan internet sitelerinin pastanın çok daha küçük bir kısmını bölüştüğü anlamına gelir ve esasen arama sonuçlarının ikinci sayfasında veya daha geride iseniz, muhtemelen çok ama çok az trafik akışı elde edersiniz. (Burada nispeten iyimser bir şekilde aslında neredeyse hiç demek istiyorum.)
SEO camiasında bu duruma değinen ufak bir mizah bile bulunmaktadır: “The best place to hide a dead body is on the second page of google results.” (“Bir cesedi saklamak için en iyi yer, Google arama sonuçlarının ikinci sayfasıdır.”)
Önemli bir nokta, SEO çalışmalarının mutlak bir başarı garanti edememesidir. Yani bir şeyleri gerçekten de harika yapmış olabilirsiniz ancak rakipleriniz sizden çok daha köklü ve bununla bağlantılı olarak daha yüksek itibara sahipse sizin de bu itibarı sağlamak için zamana ihtiyacınız vardır.
“Belirli bir sitenin Google’ın dizinine ekleneceği garanti edilmese de Arama Yönergeleri’ne uygun davranan sitelerin Google’ın arama sonuçlarında görünme olasılığı daha yüksektir. SEO, bir sonraki adımı atmak ve sitenizin Arama’daki varlığını iyileştirmek için çalışmaktır.”
Kaynak: Google; Google Arama’nın İşleyiş Şekliyle İlgili Ayrıntılı Kılavuz
Önemli bir diğer nokta, yaptığınız çalışmaların sonuçlarını anında göremeyecek olmanızdır. Örneğin internet sitenizin yükleme performansını geliştirecek bir değişiklik yaptığınızı varsayalım: Bu değişiklik anında geçerlidir ancak Google’ın yeni verilerle değerlendirme yapması ve internet sitenizin performansının kalıcı olarak artığını anlaması zamana yayılabilir.
Bu süre belirsizdir ve bu durum bir miktar can sıkıcıdır. Özellikle de belirli bir dönemde birden fazla geliştirme yaptıysanız ancak sonuçları birkaç hafta sonra görebiliyorsanız, temelde hangi değişikliğin iyi sonuçları doğurduğunu anlamak kafa karıştırıcı olabilir.
“Yaptığınız her değişikliğin, Google’ın tarafında yansıtılması biraz zaman alır. Bazı değişiklikler birkaç saat içinde geçerli olurken diğerlerinin geçerli olması birkaç ay sürebilir. Genelde yaptığınız çalışmanın, Google Arama sonuçlarında faydalı etkileri olup olmadığını değerlendirmek için birkaç hafta beklemeniz gerekebilir. Web sitenizde yaptığınız tüm değişikliklerin, arama sonuçlarında gözle görülür bir etkisi olmayacağını unutmayın. Sonuçlardan memnun değilseniz ve işletme stratejileriniz buna uygunsa değişikliklerde iterasyon yapmayı deneyin ve bir fark olup olmadığına bakın.”
Kaynak: Google; Google Arama’nın İşleyiş Şekliyle İlgili Ayrıntılı Kılavuz
Dahası, SEO üzerine konuşurken korelasyon her zaman nedensellik anlamına gelmez. Yani bir faktör daha yüksek sıralamalar ile ilişkili görünüyor olabilir ancak gerçekte bir sıralama faktörü olmayabilir.
Mangools’un “SEO Çorbası” anlatısını beğendiğim için bu örnekten söz etmek isterim: Burada Teknik SEO (ele almanız gereken tüm teknik konuları temsil eder), kasenin kendisi olarak tanımlanır. Eğer uygun bir kaseniz yoksa çorbanız ne kadar iyi olursa olsun, bir önemi yoktur. Çorba, internet sitenizdeki içeriktir. Eğer düşük kaliteli bir içeriğe sahipseniz, sıralama alamazsınız. Bu çok basit ve temel bir kuraldır. Kaliteli geri bağlantılar (backlink) ise çorbanın baharatıdır. Harika bir internet sitesine ve içeriğe sahip olabilirsiniz ancak bunu mükemmel hale getirmek için kaliteli geri bağlantılar alarak otorite kazanmanız gerekir.
Bu içerik Berk Demirci tarafından hazırlanan SEO Eğitimi serisinin #1. bölümüdür.